Genel

Ekonomist-Yazar Ömer Uzunoğlu Döviz ve Altın fiyatlarını değerlendirdi

Ekonomist-Yazar Ömer Uzunoğlu, döviz ve altın fiyatlarıyla ilgili Kayseri Bakış Haber’e açıklamalarda bulundu. Güncel fiyat artışlarıyla ilgili konuşan Uzunoğlu “Kimisi gerçek anlamda büyük bir darboğaza atlatıyor tahmin ediyorum ki. Bu..

Ekonomist-Yazar Ömer Uzunoğlu Döviz ve Altın fiyatlarını değerlendirdi

Ekonomist-Yazar Ömer Uzunoğlu, döviz ve altın fiyatlarıyla ilgili Kayseri Bakış Haber’e açıklamalarda bulundu.
Güncel fiyat artışlarıyla ilgili konuşan Uzunoğlu “Kimisi gerçek anlamda büyük bir darboğaza atlatıyor tahmin ediyorum ki. Bu süreç daha devam edecek muhtemelen. En iyi politikaları uygulayarak 2 veya 2.5 yıl sonra ancak normale dönebileceğiz. Konjektör anlamda görebildiğim de şu anda Şahin ve ekibinin insanlarda olumlu bir hava oluşturması, özellikle yurt dışı tecrübesi olması, yurt dışı ilişkilerinin iyi olması, Türkiye açısından büyük bir avantaj. Ancak buradaki en büyük bilinmeyen denklem, Sn. Cumhurbaşkanı’nın, ekonomiye daha önce olduğu gibi müdahale edip etmeyeceği konusu. Eğer Sn. Cumhurbaşkanı gerçekten bütün yetkiyi Şahin’e verecekse ve şu an kendi ekibiyle bildiği politikayı, yani bizim radikal dediğimiz olabilirse, gerçek anlamda 1.5 2 yıl sonra normale dönmeye başlayacağız. Ancak bu süreçte çok ciddi bedeller ödeyeceğiz. Öncelikle mallara ciddi zamlar yapılacak. Zam demek, ekonomide enflasyon demektir. Artık bu bağlamda yeni vergiler çıkacak. Yani bizim düşüncemizin dışında vergiler çıkacak ve bütün insanlar tahmin ediyorum bu vergilerden ve konulardan muzdarip olacaklar. Bir boyutu bu. Diğer açıdan bizim en ciddi problemlerimizden birisi dış ticaret açığımızı bir türlü kapatamamamız. 5 ayda geldiğimiz noktada %42 artış var. Dış ticaret açığımız da bu rakamsal bazda vurduğumuzda, yıl boyunca %100 yakalamaya açık oluşturacak. Bütçe açığımız çok ciddi. 500 milyar civarında bütçe açığımız var. Muhtemelen 1.2 ya da 1.5 milyon civarında açıkla kapatacağız. Daha önceki yıllarda bütçe açıklarını yamalık gibi böyle küçük rakamlarla biz revize ederdik. Büyük ihtimal temmuzda hükümet, yeni bir bütçe daha yapmak zorunda kalacak. O da bir başka sıkıntı. Bir diğer açıdan kredilerle ilgili çok ciddi sıkıntılar var. Şu anda 7 farklı kredi kullanıyor Türkiye. 8 buçuk normal faizi haftalık, yaklaşık %40 civarında şu anda bankaların uyguladıkları faiz var. Kendi aralarında %40’a yakın yine faiz uyguluyorlar. Diğer taraftan dolara en son duyduğum kadarıyla 10 gün önce, bankalar %40 dolara faiz ödediler. %7 kur korumalı ya aylık faiz ödediler. %90’1 geçiyor. Dolayısıyla böyle bir atmosferde bankaların %40’ın üzerinde aldığı paraya, siyasi ek diyor ki “Siz bunun %17 18 ni piyasaya verin.” Bankanın bunu verebilme şansı yok, mümkün değil. Vermediği anda cezalandırıyor. Yüksek faizle verdiğinde 5 yıl vadeli, %8 buçukta hazine bonosu alıyor. O da almıyorum diyor. O zaman faize para verme diyor. O da vermeyeceğim diyor. Dolayısıyla sistemde keyiflendi. Yani şu anda Türkiye’de ticaret kilitlenmiş durumda. Çünkü takdir edersin ki, biz krediye bağlı bir milletiz. Yani biz krediyle iş yaparız. Likit kendi paramızla, sermayemizle değil. Yani bir katı ise 10 katı kredi kullanarak yaparız. Siz bu sistemi eğer çalışmaz hale getirirseniz, bir taraftan yatırım üretim dururken, diğer taraftan ihracat en tehlikesi de istihdam yani yeni istihdam olmadığı gibi çalışan insanlar işten çıkartılır. Bunun bedeli çok ağır olacak. Temmuzda yine hükümetin belirlediği kadarıyla memura işçiye zam var. Bak çok büyük ihtimal bu daha da dengeyi bozacak. Ben verilen paraya karşı değilim ama piyasanın ne olacağınında farkındayım ve yine enflasyon olarak verdiği paranın belki birkaç katı ürünlere intikal edecek. Bunun bedelini de bu insanlar ödemek zorunda kalacaklar. Ben yine büyük tehlikelerden birisi, kur korumalı mevduat sahibi el bombası var elimizde. 130 milyar dolar şu anda biriken orada para var. Bunu yaklaşık olarak söylediğim gibi en son %40’la ifade edilen rakamla dolara çevirip, faiz ödüyorlar. Bu faiz oranını bankaların kaldırabilme şansı yok. Türkiye’nin kaldırabilme şansı yok. İşin en dramatik tarafı da şu. Görebildiğim kadarıyla siz bu parayı rantçı veriyorsunuz. Yani parası olan insan, para babasına ödüyorsunuz. Ödeyen insanlarda daha çok asgari ücretli veya vergi ödeyen insanlar. Bunların sırtına çıkıyor. Bir kere bu kur korumalı denen beladan çok kısa sürede, en az hasarla kurtulabilmek önemli. Ancak içinde yaşadığımız şartlarda, hazinede ne var? 21 yıldan beri ilk defa iki rezerve ulaştı. Hazine olarak, resmi türk rakamlarında yaklaşık 79 milyar dolarda sıva para şu anda eksideyiz. Merkez Bankası’da yani siz 79 milyar doları bulup Merkez Bankası kasasına koyduğunuzda, borç sıfırlıyorsunuz. Ondan sonra yukarı doğru çıkacak. Bunu bugünkü şartlarda yapabilme şansımız yok. En iyimser pozisyonda şu anda yaklaşık %25- 18 buçuktan doları aldığımda fiyat yukarı doğru çıktığında, %25’e ulaştı. Bizim aylardan beri söylediğimiz en az %30 luk bir devalüasyonla açık olarak ben söyleyeyim. Muhtemelen bu rakamı da geçecek kademeli olarak ve bu konuda da Şimşek kararlı. Yani kuğuları piyasanın gerçek reel rakamına yaklaştıracak. Bir diğer açıdan da, tahmin ediyorum Merkez Bankası’nın ilk toplantısından başlayarak, bugüne kadar Sn. Cumhurbaşkanı’nın “Ekonomik Kurtuluş Savaşı başlattım.” dediği sürece tersine çevirecek ve faizler ilk defa yukarı doğru, 21 ekim 2021 den beri yukarı doğru çıkmaya başlayacak muhtemelen. Fakat kaç oranda çıkartırsanız çıkartın, piyasanın gerçek problemini çözecek noktaya gelmek çok zor olacak. Ben bu süreci çok merak ediyorum. Bundan sonra faizlerin alacağı pozisyonu çok merak ediyorum. Yine geçtiğimiz haftadan bir rakam vereceğim, resmi rakam bu. Faktory kuruluşları, %100 oranla bu verdiğim rakam gerçektir çek kırdılar. Yani esnafın tüccarın çekini, %110 faize kırdılar. Dolayısıyla siz böyle bir ortamda, hâlâ %8.5 ile sembolik faizde durmaya çalışırsanız çökersiniz. Bir diğer tehlike, mesela gördüğüm kadarıyla incelediğim rakamlarda 2020 yılı orta vadeli projede Türkiye’de 2020 yılında dolar 6. 91 olarak belirlendi. 2023, içinde bulunduğumuz yıl %8 lira olacak denildi. Şu anda içinde bulunduğumuz an zaten onun 3 katı. Dolar 8 TL olarak değeri belirtilirken, 2023 için açıklanan orta vadeli programda, içinde yaşadığımız gün, bundan 3 katı. 2020 lerde ise 6. 91 de böyle bir rakam tutturulamaz. Aslında Devlet İstatistik Enstitü’sünün verdiği rakamları veya ekonomi yetkililerinin verdiği rakamların tutmamasının, özellikle yabancı yatırımcı üzerinde çok ciddi sıkıntılar oluşturacağını biliyorum ve yine geçtiğimiz hafta, hafızam beni yanıltmıyorsa, Uluslararası Ekonomi Baş Koordinatörü Robin Colts’un bir açıklaması oldu. Enstitü Baş Koordinatörü dedi ki “Türkiye Arjantin olma yolunda hızla ilerliyor ve yabancı yatırımcılar Türkiye’yi portföylerine bir daha almama kaydıyla çıkartıyor.” Dedi. Bu çok tehlikeli bir şey. Seçimden 15 gün önce ,480’ den başladı, 800’e çıktık. Şu anda 500 TL geri geldik. Yani yurt dışından kredi bulma şansımız çok az. İç piyasada para yok, çevirebilme şansımız çok az. Ben şu anda oluşturulan kabinenin belki Türkiye için az da olsa bir şans olduğunu düşünüyorum, buna da inanıyor ve destekliyorum ama umarım Sn. Şimşek, bu çok zor şartlarda türk ekonomisini belirli boyutta nefes alacak noktaya getirir. Aksi halde gideceğimiz yer, tamamıyla uçurum. En büyük endişem, bu demin sorduğunuz sorunun cevabı da, dolar çıktığı sürece, altında çıkmak zorunda. Bir diğer açıdan dünyada enflasyon olduğu sürece, altın da çıkmak zorunda. Dolayısıyla altın, 2 bacaklı çıkar. Bir Oğuz, diğeri dolardan. Muhtemelen hem Oğuz, hem dolar besleyerek altını daha yukarı doğru çekecektir diye düşünüyorum.” dedi.
İlerleyen dönemlerde de altın fiyatlarının artacağını söyleyen Uzunoğlu “Yani şeye oran vermiştim ben dolara %30 diye. İçinde bulunduğumuz gün %25’i geçti. Onu biliyorum ama altında %30 demiyorum. Zaten altın %30 kazanıyor. Şu anda dolarla çakıştırdığınızda ama bundan sonra altının hem dünyada, hem de Türkiye’de yukarı doğru artışı olacak.” dedi.
Son olarak sözlerine, evlenecek çiftlere ve mevcut altınları bulunan vatandaşlarımıza tavsiyelerde bulunarak devam eden Uzunoğlu “Mümkün olduğu kadar döviz değil de ben, altına yönlenmelerini öneririm. Nedeni ise demin belirttiğim gibi 2 bacaklı çıkar altın. Bir diğer açıdan da daha çok tasarruf amaçlı altına yönelmelerini, yani bilezik veyahut sikke dediğimiz altınlara yönelmelerini isterim. Ama tabi ki alyans takacak, kolye takacak. Fakat onları biraz sınırlı tutmalarını öneriyorum. Altınları banka da tutmak artık tehlikeli. Ben altınlarını, ihtiyaçları olmadığı sürece satmamalarını öneriyorum. İhtiyaçları varsa elden çıkarabilirler. Ama paraları varsa veya para buluyorlarsa altın almalarını tavsiye ediyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL